Giriş
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
 
Siyaset Zamanı
SuÇıktı Forum Sayfaları
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Dursunbey cıvarında Ametist taşı çıktığını duydum. (1 inceleyen)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Dursunbey cıvarında Ametist taşı çıktığını duydum.
#56
ahmetnuray (Kullanıcı)
Deneyimli Üye
Gönderiler: 13
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Dursunbey cıvarında Ametist taşı çıktığını duydum. 11/08/2008 10:29 Başarı: 0  
Merhaba arkadaşlar .Dursunbey cıvarında ametist taşı çıktığını duydum.Bir heykeltraş olarak bu tür taşlarla çalışmak istiyorum.Nasıl temin edebilirim? Bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan yardım istiyorum.Bana yazarsanız sevinirim.Saygılar.

ahmetnuray2@gmail.com.

AHMET NURAY SANATIN DERİNLİKLERİNDEKİ GİZEMİ TANIMLIYOR

Her sanatçının gizemli bir dünyası vardır. Yaratıcılık kavramının sanatçı dünyasındaki tanımı kendi içsel düşüncelerinin dışa vuran yansıması olarak tanımlanabilir. Buna rağmen günümüze dek öğrendiklerinin ötesinde kişisel keşiflerini daima ön planda tutmalıdır. Var olan bilgilerin ötesinde kendine has üslubu ile tasarladığı fikirleri topluma mal etmenin ayrıcalığı sadece sanatçılara ait olan bir anlatım biçimidir.
Bana göre her sanatçının yaratıcı gücü büyük bir potansiyel oluşturabilir.Sanatçının aklından geçenleri belirli bir üslup şeklinde geleceğe ışık tutabilecek nitelikte yansıtmalar ortaya koydukları fikirlerin işlevsel hale dönüşmesi ile mümkün olur.
Yapıtlarına kendinden bir parça veren her sanatçının kimliğini yansıtır.
Sanatçı belleğine öğrenimi nakşeder öğrenilenlerin ötesinde kendi iç benliğinin vazgeçilmez yaratıcılığını ilave ederek ortaya çıkan fikir ve yapıtlarının eşine ender rastlanan örneklerini var eder.
Sanatın gizemli dünyasındaki yolculuk her yaratıcı fikrin geleceğe ışık tutması gibidir. Bilinmeyenleri keşfetmek yapılmayanları oluşturmak yalın olmak kadar (tek) değişken olmanın da(çeşitlilik) gerektiğini söylemekte fayda var sanırım.
Her karakterin ayrı frekanslarda aynı konuları değişik algılaması ve tanımlaması,sanatın gizemli dünyasına renk katar,can verir,ışık tutar.Her bir birey ayrı düşünmesi her bir sanatçı ayrı bir üslup kullanarak sanata kendi penceresinden bakması birçok konusu olan bir ortamın kullanım alanının işlevsel hale gelmesi gibidir.Sanat kritize edilebilir mi?Evet,sanat eleştirilebilir mi?Tabii ki evet.Sanatçı ve yapıtları herkesin tarafından taktir görmeli mi?Hayır.Yazılan bütün fikirler benimsetilmeli mi?Tabii ki hayır.Karşıt fikirler olmasa,sanatın boyut atlaması mümkün olmayacağına göre çatlak seslerin bile sanatın gizemine katkıları nedenli olmuştur?Bunu hepimiz zaman zaman görmüşüzdür.Ancak ben yinede pozitif fikirlerin sanatın gerçek maystroları olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

AHMET NURAY’IN SEVGİ ANLAYIŞI
Sanat benim için var da
Senin için yok mu sanırsın
Sevgi sevilenin hakkıdır derken,
Sevilemeyenler sevilmeyecek mi sanırsın
Karşıt fikirler hep negatif derken,
Hiç mi pozitif olmazlar sanırsın…
Yeter ki sevilmeyeni sevmeyi öğren.
Öğren ki herkes mutlu olsun.
Mutsuzluk sevilmeyenin duygusu,
Mutluluk sevilmeyeni sevmenin olgusu,
Olsun olanlar, varsın kırılsın kırılanlar,
Sen yine de beraberlikten vazgeçme
Sevmeyeni de sev sevilmeyeni de…
Sevmek de sevilmeyi bilmek de bir sanattır.
AHMET NURAY
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
_GEN_GOTOTOP Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın